Alçı ve sıva, bir iç mekânın en görünmez ama en belirleyici işidir. Kimse eve girdiğinde "ne güzel sıva yapılmış" demez; buna karşılık boya sonrası ışık duvara yandan vurduğunda dalgalanma varsa, köşe gönyesiz kalmışsa ya da altı ay sonra kapı üstünde saç teli gibi bir çatlak belirmişse ilk fark edilen şey odur. Mobilya, aydınlatma ve renk seçimi ne kadar iyi olursa olsun, duvar düzgün değilse mekân hep "bir şeyler eksik" hissi verir.
Ankara'da alçı işleri aratan kullanıcıların karşısına genellikle iki tür sonuç çıkıyor: tek satırlık ilanlar ve birbirinden çok farklı rakamlar. Aynı iş için birine metrekaresi 100 TL denirken diğerine 260 TL söylenmesi kullanıcıda haklı bir güvensizlik yaratıyor. Oysa bu farkın büyük kısmı pazarlık payı değil; işin kapsamındaki gerçek farktır. Mevcut duvarın 5 cm eğri olması ile 1 cm eğri olması, aynı metrekarede iki katına yakın malzeme ve iki kat işçilik demektir.
Optimum İnşaat olarak Ankara'da konut, ofis ve iş yeri projelerinde kaba sıva, makine sıvası, ince sıva ve saten alçı uygulamalarını kendi ekibimizle yürütüyoruz. Aşağıda katmanların neden bu sırayla yapıldığını, makine ile el sıvası arasındaki gerçek farkı, saten alçının ne zaman gerekli ne zaman gereksiz olduğunu, kuruma takvimini, mastar ve gönye kontrolünün nasıl yapıldığını, çatlakların kök nedenini, 100 m² duvar için kaç torba gittiğini ve teslimde neye bakmanız gerektiğini bulacaksınız. Bu sayfayı okuyup keşfe hazır geldiğinizde, aynı dili konuşan bir ev sahibi ile çalışmak işin kalitesini de yükseltiyor.
Alçı ve Sıva Katmanları: Kaba Sıva, İnce Alçı, Boya ve Sıranın Değişmezliği
Bir duvarın boyaya hazır hâle gelmesi tek bir işlem değil, üst üste binen üç katmanın sırasıyla tamamlanmasıdır. Her katmanın kendi görevi vardır ve bir üsttekinin görevini üstlenemez. Sıra bozulduğunda sonuç kısa vadede iyi görünür, orta vadede bozulur.
En altta kaba sıva vardır. Tuğla, gaz beton veya betonarme yüzey hiçbir zaman düz değildir; duvarın kendi imalatından gelen 2-5 cm'ye varan kalınlık farkları, gönyeden sapmalar ve derz boşlukları bulunur. Kaba sıvanın işi bu farkı kapatmak, duvarı terazisine ve gönyesine oturtmaktır. Bu yüzden kalın çekilir ve yüzeyi kasıtlı olarak pürüzlü bırakılır: üstüne gelecek katmanın tutunması için o pürüz gereklidir. Kaba sıvası atlanmış bir duvarda düzlük hiçbir zaman gerçek anlamda kurulamaz.
İkinci katman ince sıva ya da saten alçıdır. Bunun görevi düzlük kurmak değil, kurulmuş düzlüğü perdahlamaktır. Genellikle 2-3 mm kalınlıkta çekilir, mala ile parlatılır ve boyanın üzerinde eşit yayılacağı, emiciliği dengeli bir yüzey bırakır. Saten alçı 2 mm'lik bir malzemedir; 4 cm'lik bir eğriliği düzeltmesi beklenemez. Bu beklenti, sektörde en sık yapılan hatanın kaynağıdır.
Üçüncü katman boyadır ve tamamen alt katmanların esiridir. Astarın tutması, boyanın eşit emilmesi ve renk homojenliği doğrudan saten yüzeyin kalitesine bağlıdır. Kötü perdahlanmış bir duvarda en pahalı boya bile lekeli görünür. Boya kalemine ilişkin metrekare bandını ve kat sayısı hesabını boya badana fiyatları sayfamızda ayrıntılı anlattık.
Sıranın değiştirilemez olmasının teknik nedeni tutunma ve kuruma yönüdür. Alçı esaslı malzemeler nemlerini içeriden dışarıya doğru verir. Alt katman kurumadan üstü kapatıldığında, içeride hapsolan nem çıkacak yol arar ve en zayıf noktadan, yani boya filminin altından kabararak çıkar. Şantiyede en çok duyulan "boya kabardı" şikâyetinin çok büyük kısmı boyadan değil, altındaki katmanın erken kapatılmasından kaynaklanır.
Bir de sıranın ekonomik boyutu var. Katmanlar doğru sırayla ilerlediğinde her aşama bir sonrakinin işini azaltır; düzgün kaba sıva üzerine çekilen saten tek katta biter, düzgün saten üzerine atılan boya iki katta kapatır. Sıra bozulduğunda ise her aşama bir sonrakinin işini artırır: eğri kaba sıva iki kat saten, dalgalı saten üç kat boya gerektirir. Yani doğru sıra sadece kalite değil, doğrudan maliyet meselesidir.
Hangi Duvara Hangi Katman Gerekir
Yeni yapılan bölme duvarlarda üç katman da baştan kurulur. Alçıpan ile örülen bölmelerde ise kaba sıva yoktur; levha zaten düz olduğu için doğrudan derz dolgusu ve saten aşamasına geçilir. Alçıpan sistemlerinde katman mantığının nasıl değiştiğini alçıpan bölme duvar sayfamızda ayrıca ele aldık. Mevcut, boyalı ve sağlam bir duvarda ise çoğu zaman sadece yüzey hazırlığı ve saten yenilemesi yeterli olur; kaba sıvayı sökmek gereksiz maliyet ve gereksiz moloz demektir.
Makine Sıvası ile El Sıvası: Hız, Yüzey Kalitesi ve Maliyet
Ankara'daki uygulamalarda en sık sorulan sorulardan biri sıvanın makineyle mi elle mi yapılacağıdır. İkisi de aynı işi yapar, ancak süreç, sonuç ve maliyet açısından farklı yerlerde avantaj sağlar. Doğru cevap "hangisi daha iyi" değil, "bu mekânda hangisi mantıklı" sorusundadır.
Makine sıvası, harcı otomatik karıştırıp sabit basınçla duvara püskürten bir sistemle uygulanır. En büyük teknik avantajı karışım oranının makine tarafından sabit tutulmasıdır. El karışımında usta gün içinde farkında olmadan su oranını değiştirebilir; sabahki harç ile öğleden sonraki harç aynı olmayabilir ve bu fark kuruma sonrası yüzeyde ton ve sertlik farkı olarak görünür. Makine bu değişkeni ortadan kaldırır.
İkinci avantajı hızdır. Elle günde 25-35 m² ilerleyen bir ekip, makine ile aynı sürede kat kat daha fazla alan kaplayabilir. Bu, geniş metrajlı işlerde takvimi belirgin biçimde kısaltır ve işin toplam maliyetini işçilik tarafından aşağı çeker. Metrekare fiyatı el sıvasından yüksek görünse de, geniş metrajda toplam maliyet çoğu zaman makine lehine döner.
El sıvasının avantajları ise mekân bazlıdır. Makine kurulumu belirli bir alan, su bağlantısı, elektrik gücü ve malzemenin kata taşınabilmesini gerektirir. Asansörsüz binaların üst katlarında, oturulan bir dairenin tek odasında ya da dar koridor ve merdiven boşluklarında makine kurmak pratik olmaz. Küçük metrajlı işlerde makinenin kurulum ve temizlik süresi, kazandırdığı zamanı yer bitirir.
Yüzey kalitesi tarafında kesin bir üstünlük iddiası doğru olmaz. Makine daha homojen bir ilk kalınlık bırakır, ancak son yüzeyi yine usta mastarlar ve perdahlar. İyi bir usta el sıvasıyla makineden ayırt edilemeyecek bir yüzey çıkarır; kötü bir ekip makineyle de dalgalı duvar bırakır. Makinenin gerçek katkısı sonucun tavanını yükseltmesi değil, tabanını yükseltmesidir: kötü sonuç ihtimalini azaltır.
| Kriter | Makine Sıvası | El Sıvası |
|---|---|---|
| Metrekare fiyatı | 180-320 TL/m² | 150-280 TL/m² |
| İlerleme hızı | Geniş metrajda belirgin avantaj | Küçük metrajda yeterli |
| Kalınlık homojenliği | Sabit basınç, düşük sapma | Ustaya bağlı |
| Karışım tutarlılığı | Makine sabitler | Gün içinde değişebilir |
| Uygun olduğu iş | Boş daire, kaba inşaat, geniş ofis | Tek oda, dar hacim, tadilat içi |
| Kurulum gereksinimi | Su, elektrik, malzeme alanı | Yok |
Yukarıdaki rakamlar Ağustos 2026 Ankara piyasa araştırmasına dayanır; metraj, kat yüksekliği, mevcut duvarın durumu ve malzemenin kata taşınma şartlarına göre değişebilir. Kesin fiyat ücretsiz keşifte ölçü alındıktan sonra netleşir.
Saten Alçı Nedir, Ne Zaman Gerçekten Gerekir
Saten alçı, kaba sıva ya da beton yüzey üzerine ince tabaka hâlinde çekilen, mala ile perdahlanarak boyaya hazır pürüzsüz yüzey oluşturan alçı esaslı bir kaplamadır. İnce taneli yapısı sayesinde 1-3 mm gibi düşük kalınlıklarda uygulanabilir ve kuruduğunda gözle görülür bir doku bırakmaz. Türkiye'de iç mekânda boya öncesi standart hazırlık katmanı hâline gelmiştir.
Saten alçının işlevi çoğu zaman yanlış anlaşılır. Görevi duvarı düzeltmek değil, düz duvarı boyaya hazırlamaktır. İkisi arasındaki fark ekonomik olarak da büyüktür: düzeltme işi kaba sıvanın kalemidir ve kalınlık gerektirir; hazırlama işi satenin kalemidir ve incelik gerektirir. Bu ayrımı bilmeyen bir müşteriye "saten çekeriz düzelir" denmesi, ilerleyen ay yandan gelen ışıkta ortaya çıkacak dalgalanmanın kaynağıdır.
Saten alçı gerçekten gereken durumlar nettir. Yeni kaba sıva yapılmış duvarlarda boya öncesi zorunludur. Eski boyası kazınmış, alçısı yer yer dökülmüş duvarlarda yüzeyin tekrar homojen hâle gelmesi için gerekir. Duvar kâğıdı sökülen yüzeylerde tutkal artıkları temizlendikten sonra saten şarttır. Alçıpan bölme ve asma tavan uygulamalarında derz dolgusu sonrası tüm yüzeyin aynı emiciliğe kavuşması için saten çekilir; tavan tarafında bunun nasıl kurgulandığını asma tavan uygulaması sayfamızda anlattık.
Saten alçının gereksiz olduğu durumlar da vardır ve dürüst bir keşifte bunlar söylenir. Sağlam, düz ve daha önce satenlenmiş bir duvarın üzerine yalnız renk değişikliği için tekrar saten çekmek çoğu zaman gereksiz masraftır; astar ve iki kat boya yeterli olur. Aynı şekilde ıslak hacimlerde tamamen fayans kaplanacak duvarlara saten uygulamak anlamsızdır, çünkü yapıştırıcı zaten kaba yüzeye daha iyi tutunur. Sağlıklı yaklaşım, her duvara aynı reçeteyi yazmak değil, duvar duvar karar vermektir.
Tek Kat mı, İki Kat mı
Saten alçı çoğu yüzeyde tek katta biter. İki kat gerektiren durumlar bellidir: yüzeyde emicilik farkı yaratan lekeler varsa, ilk katta gözenek ve iğne deliği kalıyorsa, ya da duvarda hafif dalgalanma varsa. İki kat uygulama malzemeyi ve işçiliği yaklaşık yüzde 50-70 artırır; fiyat aralığının üst ucuna çıkan işlerin çoğu tam olarak budur. Keşifte iki kat gerekip gerekmediğini önceden söylemek, sonradan gelen sürpriz farkın önüne geçer.
Alçı Üzerine Boya: Kuruma Takvimi ve Erken Boyamanın Sonucu
Alçı işlerinde en pahalıya patlayan hata malzeme seçimi değil, sabırsızlıktır. Saten alçı çekildikten birkaç saat sonra elle dokunulduğunda kuru hissettirir ve rengi açılır. Bu görüntü yanıltıcıdır; yüzey kurumuştur ama kütlenin içindeki nem hâlâ dışarı çıkma yolundadır. Boya, o nem yolunu kapatan bir film tabakasıdır.
Pratikte beklenmesi gereken süre mekâna ve mevsime göre değişir. Ankara'da yazın, pencereleri açık ve hava sirkülasyonu olan bir dairede saten alçı 7-10 günde boyaya hazır hâle gelir. Kışın, kapalı ve nemli bir ortamda bu süre 14 güne kadar uzar. Bodrum katlar, kuzeye bakan odalar ve yeni yapılan betonarme hacimler her zaman daha uzun bekler. Yeni bina teslimlerinde yapının kendi bünye nemi de eklendiği için süre daha da uzayabilir.
Erken boyanan bir duvarda görülen sonuçlar tahmin edilebilirdir. En yaygını kabarmadır: nem, boya filminin altında birikip küçük kabarcıklar oluşturur ve bunlar zamanla soyulur. İkincisi lekelenmedir; nemin yoğun çıktığı bölgeler farklı ton verir ve duvar aynı renkte boyanmış olmasına rağmen alacalı görünür. Üçüncüsü tutunma zayıflığıdır; boya kuruyup sertleşse bile alt yüzeye tam yapışmadığı için bir yıl içinde kolayca kalkar. Dördüncüsü, özellikle koyu renklerde çok belirgin olan parlaklık farkıdır.
Kuruma süresini hızlandırmanın doğru ve yanlış yolları vardır. Doğru yol havalandırmadır: pencereleri karşılıklı açarak hava akımı sağlamak, nemi mekândan uzaklaştırır ve süreyi kısaltır. Yanlış yol ısıtmadır. Duvarı ısıtıcı ya da sıcak hava üfleyerek kurutmaya çalışmak yüzeyi hızla kurutur ama içeriyi nemli bırakır; bu, kabuk kuruması denen ve çatlak riski en yüksek olan durumdur. Isıtmanın makul kullanımı, mekân sıcaklığını 15-20 derece bandında sabit tutup havalandırmayı sürdürmektir.
Boya öncesi hazır olup olmadığını anlamanın pratik bir yöntemi vardır: duvarın bir bölgesine avuç içi büyüklüğünde bir naylon parçası bantla yapıştırıp 24 saat bekletmek. Naylonun iç yüzeyinde buğu ya da su damlacığı oluşuyorsa duvar hâlâ nem veriyordur ve boyaya hazır değildir. Basit olduğu kadar da güvenilir bir kontroldür ve keşif sırasında bunu müşteriye anlatıyoruz. Süreyi bütün işin takvimine nasıl yerleştirdiğimizi anahtar teslim tadilat sayfamızda gün gün gösteriyoruz.
Duvar Düzgünlüğü: Mastar ve Gönye Kontrolü Nasıl Yapılır
Duvarın düzgünlüğü göz kararıyla değerlendirilemez. Gözün yanılma payı çok yüksektir; özellikle aydınlatma tepeden geldiğinde 5-6 mm'lik bir dalgalanma bile fark edilmez, ancak akşam yandan bir aplik yandığında aynı duvar bambaşka görünür. Bu yüzden alçı ve sıva işlerinde iki ölçüm aleti belirleyicidir: mastar ve gönye.
Mastar, genellikle 2 metre uzunluğunda düz bir alüminyum profildir. Duvara dikey, yatay ve çapraz olarak dayanır; profil ile duvar arasında kalan boşluk ölçülür. Kabul edilebilir sapma, iyi bir iç mekân işinde 2 metrede 3 mm civarındadır. 5 mm ve üzeri boşluk, o bölgede düzeltme gerektiğini gösterir. Kontrolün üç yönde de yapılması önemlidir; sadece yatay bakan bir kontrol, dikey eksende kavis yapan bir duvarı kaçırır.
Gönye ise iki duvarın birleştiği köşenin gerçekten 90 derece olup olmadığını ölçer. Bu, estetikten çok montajla ilgili bir meseledir. Köşe gönyesizse mutfak dolabı duvara tam yaslanmaz ve arkada üçgen boşluk kalır; süpürgelik kesimi tutmaz; laminat parke duvara paralel gitmez ve oda içinde giderek açılan bir aralık oluşur. Gönyesi bozuk bir köşenin bedeli çoğu zaman alçı işinden değil, sonradan gelen mobilya ve kaplama işlerinden çıkar.
Ölçümün ne zaman yapıldığı da en az nasıl yapıldığı kadar önemlidir. Kontrol, kaba sıva yaş iken yapılmalıdır; harç henüz plastik kıvamdayken mastarla düzeltmek mümkündür. Kuruduktan sonra fark edilen sapma ancak iki yolla giderilir: ya yüzey traşlanır ya da üzerine ek katman çekilir. İkisi de ekstra zaman ve maliyettir. Bu yüzden bizim ekibimizde mastar kontrolü işin sonunda değil, uygulamanın içinde tekrarlanan bir alışkanlıktır.
Müşterinin kendi başına yapabileceği kontrol de vardır ve teslimatta işe yarar. Duvarın yanına, yüzeye neredeyse paralel olacak şekilde bir el feneri ya da telefon ışığı tutulur. Yandan gelen ışık, gözün doğrudan bakışta göremediği her dalgalanmayı gölge olarak ortaya çıkarır. Bu yöntem hem sıva sonrası hem boya sonrası kontrolde kullanılır ve bir uzmanlık gerektirmez.
Çatlak Neden Oluşur ve Nasıl Önlenir
Alçı ve sıva işlerinde en çok şikâyet edilen sonuç çatlaktır. Çoğu zaman malzemeye yüklenilir; oysa aynı marka malzemeyle yapılan yüzlerce iş sorunsuz duruyorsa problem malzemede değildir. Çatlakların neredeyse tamamı beş nedenden birine bağlanabilir ve beşi de önlenebilir.
Birinci neden fazla sudur. Harç, karışım suyu artırıldığında daha kolay yayılır ve usta işini hızlandırır. Ancak fazla su, kuruma sırasında buharlaşırken malzeme içinde boşluk bırakır; malzeme büzülür ve büzülme gerilmesi ince ağ şeklinde çatlaklar üretir. Bu tip çatlaklar tipik olarak yüzeye yayılmış, saç teli inceliğinde ve çok sayıdadır.
İkinci neden kalın uygulamadır. Saten alçı 2-3 mm için üretilmiştir; tek seferde 8-10 mm çekildiğinde yüzey ile derinlik farklı hızda kurur ve gerilme farkı çatlak üretir. Kalınlık gerekiyorsa çözüm tek kalın kat değil, alt katman kuruduktan sonra ikinci kattır. Aynı mantık kaba sıva için de geçerlidir; kalın gereken yerlerde sıva iki aşamada atılır.
Üçüncü neden farklı malzemelerin birleşim yeridir. Beton kolon ile tuğla duvarın buluştuğu hat, alçıpan ile sıvalı duvarın buluştuğu köşe ya da farklı zamanlarda örülmüş iki duvarın birleşimi, ısı ve nemle farklı davranan iki malzemenin buluştuğu noktadır. Bu hatlarda çatlak neredeyse kaçınılmazdır; çözüm birleşimin üzerine donatı filesi uygulamak ya da bilinçli olarak derz bırakmaktır.
Dördüncü neden kapı ve pencere köşeleridir. Boşluk köşeleri, yapıdaki gerilmelerin yoğunlaştığı noktalardır ve buradan 45 derece açıyla çıkan çatlaklar klasik bir görüntüdür. Önlemi bilinir: köşelere çapraz file şeridi ve köşebent uygulanır. Beşinci neden ise zemin ve yapı hareketidir; yeni binalarda ilk iki yılda oturma kaynaklı ince çatlaklar görülebilir ve bunlar uygulama hatası değildir, ancak esnek dolgu ve doğru onarım tekniğiyle giderilir.
Çatlak Onarımı Nasıl Yapılmalı
Var olan bir çatlağı doğrudan saten ile kapatmak neredeyse her zaman geçici bir çözümdür; çatlak birkaç ay içinde aynı yerden tekrar çıkar. Doğru yöntem çatlağın V şeklinde açılması, tozunun temizlenmesi, uygun dolgu ile doldurulması, üzerine file şeridi uygulanması ve ancak ondan sonra saten çekilmesidir. Bu işlem daha uzun sürer ve daha fazla emek ister; buna karşılık kalıcıdır. Tadilat kapsamında yüzey onarımlarının bütçedeki payını ev tadilat fiyatları sayfamızda kalem kalem gösterdik.
Sarfiyat Hesabı: 100 m² Duvar İçin Kaç Torba Alçı Gider
Alçı ve sıva işlerinde müşterinin bağımsız olarak doğrulayabileceği tek somut veri malzeme miktarıdır. Metrekare fiyatı pazarlığa açıktır, işçilik süresi tahminidir; ama sarfiyat basit bir çarpma işlemiyle hesaplanabilir ve verilen teklifin mantıklı olup olmadığını gösterir.
Kural şudur: alçı esaslı malzemelerde tüketim yaklaşık olarak milimetre kalınlık başına 1 kg/m²'dir. Yani 1 mm kalınlıkta 1 m² duvar için 1 kg, 2 mm kalınlıkta 2 kg malzeme gider. Bu kural saten alçı, ince sıva ve makine sıvası için pratik bir yaklaşımdır ve sahada kullanılan hesabın temelidir.
Buradan 100 m² duvar için hesap kolayca çıkar. Standart 2 mm saten uygulamasında 100 × 2 = 200 kg malzeme gerekir. Piyasadaki torbalar genellikle 25 kg olduğundan bu 8 torba eder. Yüzey bozuk olduğu için 3 mm çekilmesi gerekiyorsa 300 kg, yani 12 torba; iki kat uygulanacaksa toplam kalınlık 4-5 mm'ye çıkar ve 16-20 torba gerekir. Kaba sıvada kalınlık 15-20 mm bandına çıktığı için aynı 100 m² duvar için tüketim tonlarla ifade edilir; bu, kaba sıva ile satenin neden çok farklı kalemler olduğunu da açıklar.
Hesaba mutlaka fire payı eklenir. Karışım kabında kalan, mala ile duvara yapışmadan düşen ve iş sonunda sertleşerek kullanılamaz hâle gelen malzeme gerçek bir kayıptır. Sahada makul fire payı yüzde 8-12 arasıdır; deneyimli bir ekip bu bandın altında kalır. 8 torbalık bir hesapta bu, 1 torbalık ek anlamına gelir ve teklifin içinde olması normaldir.
| Uygulama | Kalınlık | 100 m² için malzeme | 25 kg torba karşılığı |
|---|---|---|---|
| Saten alçı, tek kat | 2 mm | 200 kg | 8 torba |
| Saten alçı, kalın tek kat | 3 mm | 300 kg | 12 torba |
| Saten alçı, iki kat | 4-5 mm | 400-500 kg | 16-20 torba |
| İnce sıva | 5 mm | 500 kg | 20 torba |
| Fire payı (tüm kalemlere) | — | +%8-12 | +1-2 torba |
Bu tablo malzeme miktarını gösterir, fiyat vermez; torba fiyatları marka, dönem ve tedarik koşullarına göre değiştiği için sabit rakam yazmak yanıltıcı olur. Verilen tüketim değerleri Ağustos 2026 itibarıyla sahada kullanılan pratik hesaba dayanır ve yüzey emiciliğine göre değişebilir. Malzeme ve işçiliğin toplam bütçedeki karşılığı ücretsiz keşifte netleşir.
Fiyat Aralığı Neden Bu Kadar Geniş
Ankara'da aynı iş için 90 TL de duyuluyor, 260 TL de. Bu farkı anlamayan müşteri ya en ucuzu seçip işi iki kez yaptırıyor ya da en pahalıyı seçip fazla ödediğini düşünüyor. Oysa aralığın alt ve üst uçları farklı işleri tarif ediyor.
Aralığın alt ucunu belirleyen etkenler şunlardır: duvar zaten düz ve sağlamdır, mekân boştur, metraj geniştir, tek kat yeterlidir, malzeme müşteriye aittir ya da ayrı hesaplanır ve ulaşım kolaydır. Bu koşulların hepsi bir araya geldiğinde işçilik bandının alt ucu gerçektir ve ustanın günlük ilerlemesi yüksek olduğu için sürdürülebilirdir.
Üst ucu belirleyen etkenler ise şunlardır: mevcut boya ya da duvar kâğıdı kazınacaktır, yüzey lekeli ve emiciliği bozuktur, iki kat saten gerekir, mekân dolu olduğu için mobilya korumaya alınacaktır, oda oda çalışılacaktır, metraj küçüktür, kat yüksekliği fazladır ya da bina asansörsüzdür. Bunların her biri aynı metrekareye harcanan süreyi artırır ve fiyat doğal olarak üst banda yaklaşır.
| Kalem | Fiyat bandı | Aralığı belirleyen |
|---|---|---|
| Saten alçı (yalnız işçilik) | 90-160 TL/m² | Kat sayısı, yüzey hazırlığı, metraj |
| Saten alçı (malzeme dahil) | 120-260 TL/m² | Malzeme cinsi, kalınlık, kazıma gereği |
| Makine sıvası | 180-320 TL/m² | Metraj, kalınlık, kurulum şartları |
| El sıvası | 150-280 TL/m² | Mekân darlığı, kat, ulaşım |
Yukarıdaki fiyatlar Ağustos 2026 Ankara piyasa araştırmasına dayanmaktadır. Metraj, mevcut duvarın durumu, kat yüksekliği, malzemenin kata taşınma koşulları ve işin oturulan bir evde mi boş bir dairede mi yapıldığı gibi etkenlere göre değişebilir. Kesin fiyat, Ankara genelinde verdiğimiz ücretsiz keşifte ölçü alındıktan sonra netleşir; keşif için iletişim sayfamızdan ya da doğrudan 0533 207 54 32 numarasından bize ulaşabilirsiniz.
Alçı ve Sıva İşinin Gün Gün Takvimi
Alçı ve sıva işlerinde takvim sorusu neredeyse her keşifte soruluyor ve verilen cevabın gerçekçi olması, işin kendisi kadar önemli. Çünkü bu kalemde sürenin büyük bölümü usta duvarın karşısında dururken değil, duvar kendi başına kururken geçiyor. Bunu baştan bilmeyen bir ev sahibi, ekibi sahada göremediği günlerde işin durduğunu düşünüyor.
Tipik bir daire senaryosunda ilk gün hazırlık ve koruma günüdür. Zemin serilir, kalan mobilya ve doğrama örtülür, priz ve anahtarlar korumaya alınır, çalışma alanına malzeme çekilir. Bu gün fiziksel olarak en az iş yapılan ama sonraki günlerin hızını belirleyen gündür; koruması eksik bir mekânda ekip sürekli yavaşlar.
İkinci ve üçüncü günler yüzey hazırlığıdır. Kabaran boya kazınır, duvar kâğıdı ve tutkal artıkları sökülür, dökülen alçı bölgeleri temizlenir, çatlaklar V şeklinde açılır ve dolgulanır. Metraja ve mevcut durumun kötülüğüne göre bu aşama tek güne de sığar, dört güne de yayılır; keşifte fiyat aralığının üst ucuna çıkan işlerin çoğu tam olarak burada zaman kaybeder.
Kaba sıva gereken bölgelerde dördüncü ve beşinci günler sıva günleridir; ardından sıvanın kendi kuruması için, kalınlığa ve mevsime göre birkaç gün beklenir. Saten alçı bu bekleme tamamlanmadan çekilmez. Saten uygulaması standart bir dairede iki-üç gün sürer, iki kat gerekiyorsa araya ilk katın kuruması için ek bir gün girer.
Son aşama boya öncesi bekleme ve kontroldür. Yukarıda anlattığımız 7-14 günlük kuruma penceresi bu takvimin içinde en uzun, en sabır isteyen ve en çok kısaltılmaya çalışılan bölümdür. Toplamda kaba sıvası olan bir daire için 8-15 iş günü, yalnız saten yenilemesi yapılan bir daire için 5-9 iş günü gerçekçi bir bekleyiştir. Bu süre içinde ekibin her gün sahada olmayacağını baştan söylemeyi, sonradan açıklamaya tercih ediyoruz.
Alçı İşinden Önce Mekânı Doğru Teslim Etmek
Alçı ve sıva, iç mekân işleri arasında en çok toz üretenidir ve bu tozun ince taneli yapısı, kapalı kapıların ardına bile ulaşır. İşin kalitesi kadar, iş sırasında evin ne durumda kalacağı da müşteriyi doğrudan etkiler. Mekânın nasıl teslim edildiği bu iki başlığı birden belirler.
En sağlıklı senaryo boş dairedir. Mobilya yoksa ekip kesintisiz ilerler, mastar kontrolü her noktada rahat yapılır, koruma süresi ortadan kalkar ve toplam süre belirgin biçimde kısalır. Boş dairede aynı iş, oturulan bir daireye göre hem daha kısa sürer hem de metrekare fiyatının alt bandına daha yakın çıkar. Taşınma öncesi bu işleri yaptırmak, çoğu ev sahibi için hem ekonomik hem konforlu olan yoldur.
Oturulan evde çalışılacaksa oda oda ilerlemek en makul yöntemdir. Çalışılacak oda tamamen boşaltılır, kapı aralığı naylonla kapatılır, diğer hacimler kullanımda kalır. Bu yöntem işi uzatır ama yaşamı durdurmaz. Buna karşılık sürekli kurulup toplanan koruma, taşınan mobilya ve dar çalışma alanı işçilik süresini artırır; fiyatın üst banda yaklaşmasının en yaygın nedenlerinden biri budur.
Müşterinin işi kolaylaştırmak için önceden yapabileceği birkaç şey var. Duvarlardaki tablo, raf, klima ve televizyon askıları sökülmelidir; sökülmeyen her aparat çevresinde alçının kesilmesi gerekir ve o bölge hep zayıf kalır. Perde kornişleri indirilmelidir. Elektrik tesisatında değişiklik düşünülüyorsa alçıdan önce yapılmalıdır; alçı kapandıktan sonra çekilen her kablo, duvar kırmak demektir. Aynı şekilde su tesisatı müdahalesi de sıvadan önce bitirilmelidir.
Son olarak elektrik ve suyun sahada kullanılabilir olması gerekir. Makine sıvası doğrudan su ve yeterli elektrik gücü ister; el sıvasında bile karışım suyu ve aydınlatma zorunludur. Yeni teslim alınan, henüz aboneliği açılmamış dairelerde bu ayrıntı işin başlamasını günlerce geciktirebiliyor. Keşif sırasında sorduğumuz sorulardan biri tam olarak budur ve teknik bir merak değil, takvimi doğru kurmak içindir.
Alçı İşi Bittikten Sonra Teslim Kontrolü
Alçı ve sıva işinin teslimi, ustanın "bitti" demesiyle değil, kontrol listesinin geçilmesiyle tamamlanır. Bu kontrolü boya yapılmadan önce yapmak kritiktir; boya bir kez atıldıktan sonra tespit edilen her kusur, iki işi birden yeniden yapmak anlamına gelir.
Birinci kontrol yandan ışık testidir. Mekânın ana aydınlatması kapatılır, el feneri duvara neredeyse paralel tutularak yüzey taranır. Dalgalanma, mala izi, ek yeri ve derin çizik bu ışıkta gölge verir. Tespit edilen noktalar boya öncesi kalemle işaretlenir ve düzeltilir.
İkinci kontrol mastar kontrolüdür. 2 metrelik mastar duvara dikey, yatay ve çapraz dayanır; boşluk 3 mm'yi aşan bölgeler not edilir. Üçüncü kontrol köşelerdir: iç köşelerin düz ve keskin, dış köşelerin köşebentle korunmuş ve gönyesinde olması gerekir. Dördüncü kontrol geçiş detaylarıdır; kapı kasası, pencere denizliği, priz ve anahtar kutuları çevresinde alçının temiz kesilmiş, kutuların alçıyla dolmamış olması gerekir.
Beşinci kontrol nem testidir: naylon yapıştırma yöntemiyle duvarın boyaya hazır olup olmadığı doğrulanır. Altıncı kontrol temizliktir; alçı işi doğası gereği toz üretir ve zeminde kalan sertleşmiş alçı artıkları sonradan zemin kaplamasında sorun çıkarır. Yedinci ve son kontrol, elektrik tesisatının kapanmamış olmasıdır; alçı sırasında kapatılan bir buat, ileride duvar kırmak demektir.
Bu listeyi kendi işlerimizde teslim öncesi kendimiz uyguluyoruz ve müşteriyle birlikte tekrarlıyoruz. İşin bir sonraki aşaması boya ise, duvarın boyaya hazır olduğunu ikimizin de aynı kriterlerle onaylaması gerekiyor; daire genelinde renk ve kat planlamasını daire boyama fiyatları sayfamızda ayrıca ele aldık. Alçı ve sıva dışındaki iç mekân kalemlerinin tamamını ise dekorasyon ve tadilat hizmetlerimiz sayfasında topladık.
Sık Sorulan Sorular
Ankara'da saten alçı metrekare fiyatı ne kadar?
Saten alçı uygulaması yalnız işçilik olarak 90-160 TL/m², malzeme dahil 120-260 TL/m² bandında yapılıyor. Alt uç düz, geniş ve tek katta bitecek duvarlar; üst uç ise çok köşeli, dar hacimli, iki kat çekilmesi gereken ya da eski boya kazınarak hazırlanan yüzeylerdir. Kesin rakam ölçü alındıktan ve mevcut duvarın durumu görüldükten sonra çıkar.
Kaba sıva ile ince sıva arasındaki fark nedir?
Kaba sıva, tuğla veya beton yüzeyin düzlüğünü kuran taşıyıcı katmandır; gönyeyi, terazisini ve kalınlık farklarını o düzeltir ve dokusu kasıtlı olarak pürüzlüdür. İnce sıva ya da saten alçı ise bu katmanın üzerine 2-3 mm çekilen, boyaya hazır perdah katmanıdır. Kaba sıva olmadan doğrudan saten çekilirse duvar düzgün görünse bile eğrilik ve dalgalanma olduğu gibi kalır.
Alçı sıva kaç günde kurur, ne zaman boya yapılır?
Saten alçı yüzeyi dokunulduğunda 24 saat içinde kuru hissettirir ama bu yanıltıcıdır; içerideki nem havalandırmaya ve mevsime göre 7-14 günde çıkar. Ankara'da yazın iyi havalandırılan bir dairede 7-10 gün, kışın kapalı ve nemli ortamda 14 güne kadar beklemek gerekir. Erken boyanan duvarda kabarma, leke ve renk farkı çıkma ihtimali yüksektir.
Makine sıvası mı el sıvası mı daha iyi?
Makine sıvası aynı harcı sabit basınçla ve kesintisiz püskürttüğü için yüzeyde daha homojen bir kalınlık ve daha az ek yeri bırakır; geniş metrajlarda hem hızlıdır hem de fire azalır. El sıvası ise küçük hacimlerde, dar koridorlarda ve makinenin kurulamayacağı katlarda hâlâ tek çözümdür ve usta iyiyse sonucu makineden geri kalmaz. Karar metraj, ulaşım ve mekânın hazır olma durumuna göre verilir.
Alçı duvarda çatlak neden oluşur?
Çatlakların büyük kısmı malzeme kalitesinden değil uygulama hatasından kaynaklanır: harcın fazla su ile açılması, tek seferde kalın çekilmesi, alt katman kurumadan üstüne geçilmesi ve farklı iki malzemenin birleştiği yerde file kullanılmaması. Bunlara bir de kapı-pencere köşelerinde biriken gerilme eklenir. Doğru kalınlık, doğru bekleme ve köşelerde donatı filesi ile çatlakların neredeyse tamamı önlenebilir.
100 m² duvar için kaç torba saten alçı gerekir?
Saten alçıda pratik kural milimetre başına yaklaşık 1 kg/m² tüketimdir; 2 mm kalınlıkta 100 m² duvar için 200 kg, yani 25 kg'lık torbadan 8 torba çıkar. Yüzey bozuksa ve iki kat gerekiyorsa bu rakam 3 mm'ye, dolayısıyla 12 torbaya çıkar. Uygulamada dökülme ve karışım firesi için hesabın üzerine yaklaşık yüzde 10 pay eklenir.
Yazar: Derya Şen — İç Mimar & Tadilat Uygulama Danışmanı · Güncelleme: 2026-08-27
